İçeriğe atla

İdare hukuku

Vikipedi, özgür ansiklopedi

İdare hukuku, ya da idari hukuk veya yönetim hukuku, temeli anayasada belirlenen, idarenin faaliyet ve örgütlenmesine ilişkin kurallar öngören, kamuya tanınan üstünlük ve ayrıcalıklar ile bireye tanınan hak ve hürriyetlerin dengelenmesini sağlayan hukuk dalıdır. Öncelikle seçilmiş hükümet ile ona bağlı bürokrasi başta olmak üzere devletin yürütme organı kurumlarının faaliyetlerini düzenler. Yürütmenin yönetmelikler gibi kural koyma faaliyetlerine ve yasaların uygulanmasına dair denetimi içerir. İdare hukuku, kamu hukukunun bir dalı olarak kabul edilir; bu nedenle özel hukuktan farklıdır.[1] "İdare hukuku, en geniş anlamıyla idarenin hukukudur."[2]

İdare hukuku, 19. yüzyılda ortaya çıkması bakımından kaynağını Roma'dan alan birçok hukuk dalına nazaran daha genç bir hukuk dalıdır. Gelişimini, değişen devlet modeli anlayışına bağlı olarak hızla sürdürmekte olan idare hukukunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenir. Bu hukuk dalı merkezi yönetimin tarihsel olarak güçlü olduğu ve buna bağlı biçimde devlete yüklenen iş ve işlemlerin daha fazla olduğu Kıta Avrupası geleneğinde yer alırken, bireysel özgürlüğün daha geniş yorumlandığı, merkezden ziyade yerel düzeyde örgütlenmelerin daha hakim olduğu Anglo Sakson geleneğinde ise yer almaz; bunun yerine ortak hukuk verilen bir işleyiş bulunur.[3]

İşleyiş yöntemi

[değiştir | kaynağı değiştir]

İdare, organik anlamda devlet yapılanması içerisinde belli görevleri yerine getirmek için oluşturulan örgüt ve bu örgütte istihdam edilenler olarak tanımlanır. Fonksiyonel anlamda ise idare ile kastedilen kamu hizmetlerini hayata yansıtmak için sahip olunması gereken nitelikler ve bu örgütün çalışma sistematiğidir.

İdarenin var oluş amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir. İdare hukuku da kamu yararını oluşturmaya, bozulan yarar dengesini yeniden kurmaya yardımcı olarak idarenin faaliyet ve örgütlenmesini kurallara tabi kılar ve böylece bireyin hak ve hürriyetlerinin güvence altına alınmasını sağlar. Devlete anlam ve görevler, bu hukuk dalının dünya çapında işleyişinde farklılık olmasına yol açmıştır. Fransa başta olmak üzere Avrupa'da merkezi örgütlenmenin güçlü olduğu üniter yapılarda uzun süredir var olan idari işlemleri denetleme yetkisi (Conseil d'Etat), Almanya, İtalya, Türkiye gibi görece geç ulus-devlet modeline geçen ülkelerde büyük oranda bu ülkeden referansla yerleşmiştir. İngiltere başta olmak üzere ABD, Yeni Zelanda, Avustralya gibi Anglo Sakson ekolün hakim olduğu yerlerde ise bu adla bir hukuk örgütlenmesi yoktur. Dolayısıyla idare hukuku, devletin üniter ya da federal olmasına göre değişiklik göstermektedir.[3]

İdare Hukuku, çoğu hukuk dalının tersine sadece bir veya bağlantılı birkaç kanundan oluşan bir hukuk dalı değildir. Onlarca farklı alanın ve yüzlerce tamamlayıcı yasanın toplamından oluşan geniş bir sistem oluşturur.[4] Bu nedenle incelenmesinde ve hatta öğretilmesinde çeşitli sorunlar ortaya çıkar. Bunun için farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir.[5]

  1. Mevzuat Yaklaşımı: Bir ülkede var olan kanunlar incelenir. Dezavantajı çok zaman alıcı ve öğretim sürecinde sıkıcı hale gelmesidir.
  2. Tarihsel Yaklaşım: Kronolojik olarak bir ülkede veya tüm dünyada idare hukuku ile ilgili önemli gelişmeler incelenir. Dezavantajı tarihsel yönü ön plana çıktığı için hukuki incelemenin öneminin yitirilmesidir. Öğretim esnasında kronolojik ezber zorlayıcı bir duruma dönüşebilir.[6]
  3. Karşılaştırmalı Yaklaşım: Farklı ülkelerdeki durumlar karşılaştırılır. Dezavantajı fazla sayıda ülke ele alındığında içinden çıkılamaz büyüklükte verilerle karşılaşılma olasılığıdır. Bunun için karşılaştırılacak ülke sayısı ve incelenecek alan doğru seçilmelidir. Öğretim esnasında konu hacmi çok geniş olduğu için gerekli zaman yetersizliği sorunuyla karşılaşılır.[7]
  4. Sistem Yaklaşımı: İdare Hukukunun tüm dalları ve tüm yapı bir sitemlerden oluştuğu dikkate alınarak incelenir. Bunun için Genel Sistem Kuramı'ndan yararlanılır. Dezavantajı genellemelerin kimi zaman ayrıntıların önüne geçmesi, yapıya dair ilkesel anlayışa odaklanarak mevzuatın, tarihçenin göz ardı edilmesidir.[5]

Özellikleri ve alt dalları

[değiştir | kaynağı değiştir]

Temel özellikleri şunlardır[8]:

  • Genç bir hukuk dalıdır. 1789 Devrimi'nden sonra Fransa'da ortaya çıkmıştır. Türkiye gibi ulus-devlet kuruluş süreçlerini geç tamamlamış ülkelerde İmparatorluk mirasının değiştirilmesiyle oluşmuştur.
  • Tedvin (derleme) edilmemiştir. İçtihatlara dayanmaktadır.
  • İdare hukukunda, kamu yararı düşüncesi hâkimdir
  • İdare hukukunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, idari yargıda çözümlenir.

İdare Hukuku alanı bünyesinde birçok alt alan barındırmaktadır. Bunlar öğretide genel olarak şu şekilde sınıflandırılmaktadır:

  • Regülasyon
  • İmar Hukuku
  • İhale Hukuku
  • İdari Yaptırımlar
  • Disiplin Hukuku
  • Statü (Memur) Hukuku
  • İdari Yargılama Usulü Hukuku
  • İdari Sözleşmeler Hukuku

Türkiye'de idari yargı

[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'de idari yargı, idare hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, dolayısıyla idare hukukunun ilkelerinin belirlenmesi ve kaynaklarının yorumlanmasında yetkili yargı koludur. İdare mahkemelerinin kuruluşu ve görevleri Türkiye'de 2576 sayılı kanun ile düzenlenmiştir. Osmanlı'nın modernleşme süreci ile birlikte idari yargının gelişimi uzun bir tarihsel geçmişe sahiptir.[9]

İdari yargı kolu şu mahkemelerden oluşmaktadır:

İdare hukukunun kaynaklarının başında anayasa gelmektedir. Anayasadan sonra idare hukuku ile ilgili kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzük ve yönetmelikler sıralanır. Yargı içtihatları ve idari teamül ve tatbikat da elbette bu hukuk dalının kaynakları arasında sayılmalıdır.

Danıştay 10. Dairesi'nin 10.01.1995 tarih 1996/4274 E. ve 1998/5478 K. sayılı kararında idare hukukunun kaynaklarının neler olduğundan şöyle bahsedilmektedir:

...idare hukukunun kodifiye edilmemiş olmasından kaynaklanan ve gelişen ihtiyaçlara cevap vermesi açısından idari yargı yerlerince geliştirilen bir takım ilkelerin yargı denetiminde dikkate alınması kaçınılmazdır. Bu ilkeler tüm demokratik ülkelerce kabul edilen, gerçek, soyut ve evrensel ilkelerdir.

  1. ↑ Çakmak, N. (2011). "İdare Hukukun Anlam ve Önemi". Journal of Istanbul University Law Faculty. Istanbul University. 69 (1-2): 707–717. ISSN 1303-43754 Ekim 2026.
  2. ↑ Günday, M., İdare Hukuku, Ankara 2011
  3. 1 2 Düğer, Sırrı (2019). "Anglosakson ve Kıta Avrupası Hukuk Sistemlerinde İdarenin Yargısal Denetiminin Ortaya Çıkışı ve Gelişimi". Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi (1): 70. doi:10.33432/ybuhukuk.537636. ISSN 2149-58315 Ekim 2026.
  4. ↑ Aday Memur Hazırlayıcı Eğitim - İdare Hukuku 10 Ekim 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., TC Adalet Bakanlığı, Eğiti Daire Başkanlığı, Bahtiyar AKYILMAZ – Murat SEZGİNER – Cemil KAYA (Sayfa: 2 - Madde:4)
  5. 1 2 İDARE HUKUKUNDA BİLİMSEL YAKLAŞIM SORUNU -I 27 Eylül 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Dr. Sedat ÇAL, TBB Dergisi 2011 (92), Sayfa: 181-222
  6. ↑ KAMU POLİTİKASINI TÜRK İDARE TARİHİ ÜZERİNDEN ÇALIŞMAK, Prof.Dr. Mete YILDIZ, Doç.Dr. Bican ŞAHİN, Hacettepe Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 34, Sayı 2, 2016 s. 133-158
  7. ↑ Karşılaştırmalı Hukukta Eski ve Yeni, İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi, Yıl 2019, Cilt 18, Sayı 1, 79 - 111, 20.06.2019, Esin ÖRÜCÜ, Çevirmen: Nurcan YILMAZ ÖZEL, https://doi.org/10.26650/ihid.644409
  8. ↑ İdare Hukuku Ders Notu (PDF). Adalet Bakanlığı. 2016. s. 2.
  9. ↑ Karahanoğulları, O. (2005). Türkiye'de İdari Yargı Tarihi (PDF). s. 7.
  10. ↑ "İdare Mahkemesi ve Görevleri". Baran Doğan. 30 Kasım 2017. Erişim tarihi: 4 Ekim 2026.